Hindustan Times Gazetesinin başlatmış olduğu #LetsTalkAboutRape (Hadi tecavüz hakkında konuşalım) kampanyasına Amitabh Bachchan ve Mary Kom gibi bir çok ünlü isim destek verdi. Son olarak da Farhan Akhtar kızına yazdığı bir mektupla bu girişime destek olduğunu gösterdi. Bilindiği üzere Farhan Akhtar'ın iki kızı var. Ve bu mektubu büyük kızı Shakya'ya ithafen yazdı. -Çevirmen Notu- :)
Sevgili kızım,
Cinsel şiddet ve tecavüz hakkında yazmaya nasıl başlayayım?
Benim insiyakim(içgüdüm), herhangi bir babanın insiyaki korumak ve beslemek.. Ama bu yüzleşmemiz ve tartışmamız gereken bir konu. Sevgili çocuğum, 2013 yılında benim ekibimden hayat dolu bir avukatın vahşice öldürülmesinin ardından yazdığım şiir ile başlayayım. Sen o zamanlar çok küçüktün, sadece 12 yaşındaydın ve tüm istediğim senin gülümsemen, cesur ve yenilmez hissetmendi, tıpkı şimdi yaptığın gibi. Tecavüz teşebbüsü ve cinayet dile getirmem için çok karanlık bir konuydu.
Şimdi sen 16 yaşındasın ve ben aklında ki soruları okuyabiliyorum. Evet, kendimi soruyorken bulduğum ayni sorular:
Nasıl bir ülke de yaşıyorum?
Onun sevme hakkını elinden alıyor
Ona demirden eldivenler ile gaddarca
Ona tecavüz ediyor korkusuzca
Onun gözyaşları için adalet olmalı orada.
...Kızıma nasıl diyeceğim?
Kesilecek bir kuzu olmak için büyüdüğünü
Değişiklik yapmak zorundayız
Yeniden doğmak, yeniden düzenlemek, yeniden biçimlendirmek,
Ve asla pes etmemek
Başımızın ne kadar döndüğünün önemi yok
Sadece bu soruyu sormaya devam edelim
Nasıl bir ülke de yaşıyorum?
Biliyorum başın dönüyor. Biliyorum senin genç zihnin kadınlarımıza nasıl davrandığımız ile boğuşuyor. Ailen olarak biz sana eşitliğin önemini öğretiyoruz, asla ama asla bir erkek ve kız arasında ayrım yapmaman gerektiğini, seçim hakkını tanıtıyoruz: hatta iyi dokunuş ve kötü dokunuş hakkında bile konuşuyoruz. Net konuşmalarımız var. Ailen olarak sana anlattık; herhangi birinin sana dokunuşundan rahatsız isen bunun kötü bir dokunuş olduğunu ve buna sessiz kalmaman gerektiğini. O kişiye "Hoşuma gitmiyor" demen gerektiğini. Çocuk olduğun için birinin bunu sana yapmaya izni olduğunu düşünme. Hatta benim sarılmamın bile seni rahatsız etmesi durumunda sana dokunmamam gerektiğinden bahsettim. Vücudun üzerinde senin hakkın var sadece senin.
Facebook paylaşımlarından kanatların ile bu dünya da uçmak istediğini, sorunlarını ve rahatsızlıklarını biliyorum. Neden giymek istediğimi giyemiyorum? Neden kendi kimliğimi seçemiyorum? Neden özgür kelimesinin gerçek manasında özgür olamıyorum? Evet, Bollywood’da olsam da, bir baba olarak kafamı kuma gömemem çünkü çevremde net olan gerçekler var. Biz güvenli olmayan, büyük ölçüde eşitsiz bir dünyada yaşıyoruz. Ne giymemen gerektiğini ya da dışarı çıkmamanı asla sana söylemedik. Eğer istiyorsan mavi saçlara sahip olabilirsin. Kendinden emin, bağımsız ve bilinçli genç bir kadın olarak büyüyorsun. Benle filmlerimizin ve endüstrinin kadınları bazen nasıl bir obje olarak betimlediği hakkında konuştun ve ben her zaman sorularını cevaplamaya çalıştım. Senle kadınlar ve toplumsal cinsiyet sorunları hakkında konuşmak bana büyük bir keyif veriyor.
Bollywood’da -Zoya ve ben bu kabalığın ve bayağılığın bilincindeyiz- kameranın gözü genellikle aşırı hızlı gider. Endüstri olarak biz kadın vücudu ve kadının alanını işgalini normalleştirdiğimiz için suçluyuz. Bizim filmlerimizi izleyenler kolej veya kasabada bir kızın tacizini o ilgilenmese bile 'normal' olarak algılıyorlar. Ayrıca filmlerde yardımcı oyuncuların kız ona ilgi duysun diye kahramana nasıl yardım ettiklerini görmüş olmalısın. Erkeğe yardım etmek için (kıza değil) bir araya gelir, nereye giderse gitsin kızı engellerler. Yüz yüze gelmeleri, o’nun kıza sarılması, elbisesini kavraması hatta bazı durumlarda onun üstüne atlaması için elbirliği yaparlar. Bu tür davranışların –ki bu davranışların hangi durum karşısında oluştuğunu sana anlatmaya çalıştım- filmler ile normalleştirildi. Ne yazık ki sezdirilmeden sinematik romantizm mutasyona uğradı.
Bir film yapımcısı olarak, bu imgeleştirmeye dikkat etmem gerekiyor. Gözlerimizi kapatıp “Bunu sadece eğlence için yapıyorum” veya ”bunun seyirciler üzerinde hiçbir etkisi yok” diyemeyiz. Hayranlarımız yüzlercesi hatta binlercesi etrafımızda toplanıyor, onlar bizim işimiz için ordalar, çünkü bizi idol olarak görüyorlar, çünkü bizi ekranda görmeyi seviyorlar. Bu bize büyük bir sorumluluk duygusu veriyor. Bende canım kızım, senin gibi bu alanlarda faaliyet göstermeye çalışıyorum, konuşma, ifade ve yaratıcı fikirlerin özgürlüğü için mücadele ediyorum.
Tecavüz ve cinsel taciz sık sık filmlerde yer alıyor. Eskiden kötü adam hep kötüydü şimdilerde ise örneğin üniversitede takip ve taciz eden bir kahraman olarak yerini aldı. Bir adım geri atıp ve bakarsanız nefretin filmlerde bir kızı elde etmek için nasıl yayıldığını görülür. Daha kötüsü ise kız onu takip ve taciz etmesinin nedenini onu sevmesi olarak düşünür ve sonunda şuna inanır ”O beni gerçekten seviyor olmalı”
Her zaman konuşmalarımız oldu senle. Biz her zaman iletişimin öneminden bahsettik. Her baba gibi dışarıda olduğunda endişeleniyorum. Ama tüm babalar gibi hayatın boyunca beni bir arkadaş olarak görmeni istiyorum. Her zaman hayallerinin peşinden git ve hayatını özgürce yaşa. Tabi ki, güvende ol. Güvenin ne demek olduğunu biliyorsun. Kendi düşüncelerin var. Akıllı ol ve kendine hakim ol.
Ve kendine her zaman şu soruyu sor “Nasıl bir ülkede yaşıyorum?” daima hatırla:
Seni anlıyorum küçük kız.
Sürprizlerini. Şaşırmalarını.
İnsanlığın canavarlaşması konusunda kafanın karışmasını
Seninleyim küçük kız seninleyim..
Baban…
(Farhan Akhtar)
**********************

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder